Doğal Afetler ve Korunma Yolları

YARDIM İÇİN FACEBOOK HESABIM : https://www.facebook.com/mehtap.simsek.35
By admin - Tarihi: Pazar, Eylül 22, 2013 - Kaydet & Paylaş - Yorum Yaz

Doğal Afetler ve Korunma Yolları

Doğal Afetler ve Korunma Yolları
Doğal afetler, insanları olumsuz etkileyen doğal olaylardır. Büyük oranda can ve mal kaybına neden olurlar. İnsanlara ve ülkelere büyük zarar verirler. Doğal afetlerin kontrol altına alınıp durdurulması da mümkün değildir. Bazı doğal afetleri şöyle sıralayabiliriz;

a. Depremler
Yer kabuğunda meydana gelen ani sarsıntılara deprem denir. Yeryüzünün belirli yerlerinde sıklıkla görülür. Buralara deprem kuşakları denir.
Bunların en önemlisi Kuzey Anadolu Deprem Kuşağı’dır. Bu kuşak Saros körfezinden başlayarak Marmara denizinin kuzeyinden İzmit körfezi ve Karadeniz Bölgesi’ndeki sıradağların arasındaki çukurluklardan Van gölünün kuzeyine kadar ulaşır.

Deprem öncesi alınması gereken önlemler;

· Deprem kuşağına yerleşim yeri kurulmamalıdır.

· Zemini sağlam olmayan yerlere yerleşilmemelidir.

· Binalar yüksek katlı olmamalı ve inşaat tekniklerine uygun yapılmalıdır.

· Halka deprem konusunda eğitim verilmelidir.

Deprem sırasında yapılması gerekenler;

· Soğukkanlı davranılmalıdır.

· Balkon ve pencereden atlanmamalıdır.

· Elektrik sigortası ve hava gazı vanası kapatılmalıdır.

· Bina içinde sağlam eşyaların yanında çömelmiş durumda bulunulmalıdır.

· Sarsıntı biter bitmez binadan çıkılmalıdır.

Ülkemizin büyük bir kısmı deprem tehlikesi altında olduğu için depreme karşı her zaman hazırlıklı olmalıyız. Kısacası depremle yaşamayı öğrenmeliyiz.

b. Erozyon

Sel suları ve rüzgârlar tarafından aşındırılarak taşınan toprakların barajlara, göllere ve denizlere biriktirilmesine erozyon denir.

Yurdumuz yarı kurak bir iklime sahip olduğu için önemli bir kısmı bitki örtüsünden yoksundur. Aynı zamanda yurdumuz çok engebeli bir araziye sahiptir.

Bunlardan dolayı ülkemizde çok şiddetli erozyon meydana gelmektedir. Sağanak yağışlar, orman ve otlakların tahribi ile arazilerin yanlış kullanımı da erozyonu artıran faktörlerdendir.

Erozyon sonucunda toprağın en verimli olan kısmı taşındığı için tarım alanlarında azalma meydana gelir. Taşınan toprağın bir kısmı baraj göllerine dolarak barajların kullanım sürelerinin kısalmasına neden olur.

Toprak erozyonu ülkemiz için çok önemli bir sorundur. Çünkü tahrip edilen toprakta bitkiler yetişmeyecektir. Bu yüzden topraklarımızda tarım yapmak zorlaşacaktır. Bu durumda ülkeler açlık tehlikesi ile karşı karşıya kalabilirler.

Erozyonla mücadele için özel bir kuruluş olan TEMA (Türkiye Erozyonla Mücadele, Ağaçlandırma ve Doğal Varlıkları Koruma Vakfı) kurulmuştur. TEMA erozyon konusunda eğitici çalışmalar yaparak, erozyonu önlemek için faaliyetlerde bulunur.

Erozyonu önlemek için;

· Orman alanları korunmalı

· Boş araziler ağaçlandırılmalı

· Meralar korunmalı

· Eğimli yamaçlar taraçalandırılmalı

· Tarlalardaki anız örtüsü yakılmamalıdır.

Kısacası erozyonu önlemek için bitki örtüsü korunmalıdır.

c. Toprak kayması

Yamaçlarda bulunan toprağın, kütle halinde kayarak aşağı doğru inmesi olayına toprak kayması denir. Toprak kaymasına heyelân da denir. Bazen toprakla birlikte altındaki kayanın bir bölümü de yer değiştirir.

Toprak kaymasının nedenleri;

· Yer şekillerinin fazla eğimli olması

· Yağışlar ve eriyen kar sularının toprağı kaygan hale getirmesi

· Özellikle killi toprakların yağış sularını emerek kayganlaşması

· İnsanların yol yapımı ve inşaat çalışması gibi faaliyetleri de toprak kaymasına neden olabilir.

Ülkemizde toprak kaymaları en fazla ilkbahar mevsiminde görülmektedir. Bunun en önemli nedeni kar erimeleridir. Toprak kayması en fazla Karadeniz Bölgesi’nde meydana gelmektedir. Özellikle Doğu Karadeniz Bölümü’nde heyelânlar çok fazla olmaktadır.

Toprak kayması sonucunda göller de oluşur. Vadi boyunca akan bir akarsuyun önü toprak kayması ile kapanarak göller oluşabilir. Trabzon’daki Sera ve Erzurum’daki Tortum gölleri buna örnek olarak verilebilir.

d. Sel baskınları ve önleme çalışmaları

Sel, sağanak yağış ve hızlı kar erimeleri sonucu çok miktarda suyun akışa geçmesi ile meydana gelir. Sel, önüne gelen taşları, toprakları, bitkileri sökerek taşımaktadır. Sel, ülkemizde çok görülen bir doğal afettir. Her yöremizde sel felaketleri meydana gelebilir. Fakat en fazla Doğu Karadeniz Bölümü’nde görülür. En fazla ilkbahar mevsiminde sel meydana gelir. Bu mevsimde artan yağmurlar selleri oluşturur. Yaz aylarında görülen sellerin nedeni sağanak yağışlardır. Ülkemizde sellerin başlıca oluş nedenleri;

· Sağanak yağışlar ve hızlı kar erimeleri

· Arazinin bitki örtüsünden yoksun olmasıdır.

Sel baskınları verimli tarım topraklarını taşır. Tarım alanlarındaki ürünlere zarar verir. Ev, yol ve köprülere zarar verir. Seller sonucunda ulaşım ve haberleşmede aksamalar olur. Sellerin zararlarından korunmak için,

· Akarsu yataklarına yerleşilmemelidir.

· Akarsu yataklarının kenarlarına taşkınları önlemek için setler yapılmalıdır.

e. Çığ

Çığ, büyük kar yığınlarının yamaç boyunca hareket etmesidir. Yüksek dağlık alanlardaki dik yamaçlarda bulunan karların değişik seslerle harekete geçmesi sonucu oluşur. Çığ, ülkemizde en fazla Doğu Anadolu Bölgesi’nde görülür. Bunun nedeni kar yağışlarının fazla olmasıdır.

f. Yangınlar

Yangınların bir kısmı yerleşim yerlerinde meydana gelir. Bunlara insanlar neden olmaktadır. Fakat özellikle orman yangınları büyük doğal afetler arasında gösterilebilir. Orman yangınları en fazla yaz ve sonbahar mevsimlerinde görülür. Orman yangınları doğal çevreye zarar verdiği gibi ülke ekonomisine de büyük zarar verir. Orman yangınları; erozyon, sel, heyelân ve kuraklığa neden olur. Orman yangınlarına karşı alınacak önlemleri şu şekilde sıralayabiliriz;

· Ormanlarda yapılan pikniklerde ateş yakılmamalı, sigara izmariti atılmamalıdır.

· Orman içinde yollar açılmalıdır.

· Orman içinde haberleşme ve yangın söndürme sistemi kurulmalıdır

Kategorisi Sosyal Bilgiler • Tags: , , ,

Yorum Yaz

Protected by Copyscape Online Infringement Detector