4.Sınıf Sosyal Bilgiler Kitabı Sayfa 130-131-132-133 Cevapları

YARDIM İÇİN FACEBOOK HESABIM : https://www.facebook.com/mehtap.simsek.35
By admin - Tarihi: Salı, Şubat 19, 2013 - Kaydet & Paylaş - 1 Yorum

4.Sınıf Sosyal Bilgiler Ders ve Öğrenci Çalışma Kitabı Sayfa Cevapları 130-131-132-133 Tuna Matbaacılık 2. Kitap İkinci

Hicri Takvim Ülkemizde Bugün Hangi İşler İçin Kullanılmaktadır

Hicri Takvim (Kameri Takvim): Ay yılı esasına göre hazırlanmıştır.Hz.Muhammed’in Mekke’den Medine’ye Hicret’i (göç) başlangıç olarak kabul edilmiş ve Hz. Ömer döneminden itibaren kullanılmaya başlanmıştır.Miladi takvim ile Hicri takvim arasında 622 yıllık bir fark bulunmaktadır.Türklerin İslamiyet’i kabul etmesinden sonra bu takvim Türk Devletleri tarafından da kullanılmaya başlanmıştır.Hicri takvim Türkiye Cumhuriyetinde 1 Ocak 1926′da yürürlükten kalkmıştır.Günümüzde sadece dini gün gece ve ayların belirlenmesinde kullanılmaktadır.

Miladi Takvime Geçilmesinin Nedenleri Neler Olabilirr?

26 Aralık 1925’te çıkarılan 698 sayılı kanunla Türkiye Cumhuriyeti’nde resmi devlet takvimi olarak Milâdî Takvim kabul edildi. Ülkede 1 Ocak 1926’dan itibaren miladi takvim kullanıldı.

 

Osmanlı Devleti’nde kullanılan saat, takvim ve ölçüler, Avrupa devletlerinde kullanılanlardan farklıydı. Bu durum, sosyal, ticarî ve resmî ilişkileri zorlaştırıyor, bazı karışıklıklara sebep oluyordu. Osmanlı Devleti’nin son dönemlerinde bu farklılığı gidermek için bazı çalışmalar yapıldı. Fakat yeterli değildi.Cumhuriyetin ilânından sonra bu zorluklan ortadan kaldırmak için çalışmalara başlandı. Önce 26 Aralık 1925′te çıkarılan bir kanunla, o zamana kadar kullanılmakta olan, Hicrî ve Rumî takvimlerin yerine Milâdî takvim kabul edildi, l Ocak 1926′dan itibaren de kullanılmaya başlandı. Böylece devlet işlerinde karışıklık önlendi.Takvim değişikliği modern dünya ile bütünleşmemizi sağlamıştır.Miladi Takvim sosyal hayata kolaylıklar getirmiştir

Miladi Takvime ve Uluslararası Saat Sistemine Geçilmesinin Sonuçları

TAKVİM, SAAT VE ÖLÇÜLERDE DEĞİŞİKLİK
Osmanlı Devleti’nde kullanılan saat, takvim ve ölçüler, Avrupa devletlerinde kullanılanlardan farklıydı. Bu durum, sosyal, ticarî ve resmî ilişkileri zorlaştırıyor, bazı karışıklıklara sebep oluyordu. Osmanlı Devleti’nin son dönemlerinde bu farklılığı gidermek için bazı çalışmalar yapıldı. Fakat yeterli değildi.

Cumhuriyetin ilânından sonra bu zorluklan ortadan kaldırmak için çalışmalara başlandı. Önce 26 Aralık 1925′te çıkarılan bir kanunla, o zamana kadar kullanılmakta olan, Hicrî ve Rumî takvimlerin yerine Milâdî takvim kabul edildi, l Ocak 1926′dan itibaren de kullanılmaya başlandı. Böylece devlet işlerinde karışıklık önlendi. Takvimdeki bu değişikliğin yanında, alaturka denilen, güneşin batışına göre ayarlanan saat yerine, çağdaş dünyanın kullandığı saat sistemi kabul edildi. Batıdan alınan zaman ölçüsü ile bir gün 24 saate bölünüp, günlük hayat düzene sokuldu.

1928 yılında yapılan bir değişiklikle milletlerarası rakamlar kabul edildi. 1931′de kabul edilen bir kanunla eski ağırlık ve uzunluk ölçüleri değiştirildi. Eskiden kullanılan arşın, endaze, okka gibi ölçü birimleri kaldırıldı. Bunların yerine uzunluk ölçüsü olarak metre, ağırlık ölçüsü olarak kilo kabul edildi. Uzunluk ve ağırlık ölçülerinde yapılan bu değişikliklerle ülkede ölçü birliği sağlandı.

Bu yeniliklerin yanında millî bayramlar ve tatil günleri de yeniden düzenlendi. 1935′te çıkarılan bir kanunla, cuma günü olan hafta tatili değiştirilip, cumartesi öğleden sonra ve pazar günü hafta tatili olarak kabul edildi

Saat Olmasaydı İnsanlar Günlük Hayatlarında Hangi Sorunlarla Karşılaşırdı ?Saat Olmasaydı Ne Olurdu,Saat Olmasaydı Zamanı Nasıl Ölçerdik?

SAAT OLMASAYDI NE GİBİ SORUNLARLA KARŞILAŞIRDIK
Saat olmasaydı zamanı ölçemezdik. Zamanı ölçemediğimiz içinde yapacak olan işlerimizi zamanında yapamazdık, bulunmamız gereken yerlerde zamanında olamazdık. Saat olmasaydı zamanı daha iyi kullanamazdık. Kullanamadığımız içinde okadar çok sorunla karşılaşırdıkki işimize geç kalırdık, okulumuza geç kalırdık yada vaktinden erken giderdik. Her acıktığımızda yemek yerdik, düzensiz beslenirdik. İlaç almamız gerekiyorsa hangi aralıklarla alacağımızı bilemezdik, bazen önceden bazen sonradan alacağımız için sağlımızı kötü etkilerdi.

Saat olmasaydı zamanı ne ile ölçerdik?
Saat kavramına sahip olmasaydık, en fazla sabah, öğle, akşam vb. kavramlara sahip olur, aradaki sürelerde yine güneşin gökyüzündeki konumuna, tahminlere, biyolojik tepkilerimize göre açlık, yorgunluk, uyku gibi , kimi hayvan davranışlarına göre mesela horoz ve bunlar gibi davranırdık.
Günümüzde zamanımı istediğimiz gibi ayarlamak, öğrenmek ve ayarlamak çok basittir. Çünkü neredeyse herkeste saat vardır. Saatin bize sunduğu yararları saymaya kalksak zamanımız yetmez sanırım.
Günümüzde kullandığımız dijital ve mekanik saatler geldiğimiz teknolojik noktanın eserleridir.

Saat olmasaydı insanlar nasıl yaşardı?
Yaşantımızda saat olmasaydı, insan bedenin alışkanlıklarına ve yaşam tarzına göre değişkenlik gösteren biyolojik saati vardır. Biyolojik saat insan bedeninde olan birçok olayın ritmini belirler. Sabah kalkıp öğlen yemek yiyen ve akşam uykusu geldiğinde uyuyan bir insanın günlük döngüsünü gösteriyor. Günlük beden ritmi, gece ve gündüzle paralellik göstermekte. Bedenin ihtiyaçlarına göre bir çizelge izlemekte susayınca su içmek gibi. Yada her gün sevdiği severek yaptığı işine gitmek için saati kuran her gün aynı saatte kalkmaya vücudunu alıştıran kişi daha sonraları kendiliğinden saat çalmadan kalkar, gerçek saat kadar dakik olamaz tabiki bazen geç bazen erken de kalkılabilir. Saat olmasaydı insan bugünkü gibi dakik olmazdı, her işlerini zamanında yapamazdı. Belki sabahları uyanmak için evimizde horoz beslerdik. Taşıma araçlarının ( uçak, otobüs, tren, gemi ) kalkış varış saatleri olmazdı, işçilerin işbaşı, paydos saatleri olmazdı, işlerimizi zamanında yapamazdık. Alacaklarımızı vereceklerimizi zamanında veremezdik. Bu örnekler dahada çoğaltılabilir, kısaca saat olmasaydı zamanı düzene sokamazdık, karmaşa içinde rastgele yaşardık.
Saati kullanmaya ihtiyaç duymadığımız işler var mı? Tabiki yok, demekki gönümüzde saat olmadan hiç bir şey yapamayız.

Güneş Saatini Yılın Her Gününde ve Günün Her Saatinde Kullanmak Mümkün müdür? Neden?
Güneş Saati
Güneş ışınlarının bir cisimde meydana getirdiği gölgelerden faydalanarak günün kısımlarını bulan düzen. İlk defa düşey olarak düzenlenen bir çubuk şeklinde kullanılmış ve gölge uzunluğuna göre günün zamanı tespit edilmiştir.Güneş saatini kullanabilmek için her zaman güneş ışınlarına ihtiyaç vardır.Bulutlu günlerde ve gece güneş ışınları olmadığı için güneş saatini yılın her gününde ve günün her saatinde kullanmak mümkün değildir

Kum Saatini Günlük Yaşamdaki Hangi İşleri Yaparken Kullanabiliriz
Günümüzde mutfaklarda üç yada dört dakikalık kum saatleri rafadan yumurta pişirirken kullanılır.

Su Saatleri Çok Soğuk Ülkelerde Kullanılabilir mi Neden

Kabın içindeki su donacağından kullanılamaz.

Su Saati
Su saatlerinin ilk örnekleri (MÖ 1400) Mısır’da bulunmuştur. Bu saatler dibi delik olan ve üzerinde yatay derecelendirilmiş on iki seviye bulunan bir kovanın boşalmasıyla zamanın belirlenmesi esasına dayanır. Su saatleri zamana yeni bir bakış açısı getirmiştir. Çünkü güneş saatleri belirli bir zamanı gösterirken, su saatleri ne kadar zaman geçtiğini gösteriyordu.

Kategorisi Sosyal Bilgiler • Tags: , , , , , , , , , , , , , , , ,

One Response to “4.Sınıf Sosyal Bilgiler Kitabı Sayfa 130-131-132-133 Cevapları”

Comment from zeynep
Time 22 Ekim 2013 at 21:54

4. sınıf 1. kitap sosyalden dk. 33 ün cevapları

Yorum Yaz

Protected by Copyscape Online Infringement Detector