Işık Kirliliğinin Zararları Nelerdir

YARDIM İÇİN FACEBOOK HESABIM : https://www.facebook.com/mehtap.simsek.35
By admin - Tarihi: Salı, Mart 12, 2013 - Kaydet & Paylaş - Yorum Yaz

Işık Kirliliğinin Zararları Nelerdir

IŞIK KİRLİLİĞİ VE ETKİLERİ

Yerleşim alanlarının her geçen gün büyümesi, açık alanların güçlü aydınlatıcılarla aydınlatılması, park ve bahçelerin çoğalması ve nüfusun artması dolayısıyla gökyüzüne yayılan ışık miktarı da her geçen gün artmaktadır. Kısaca gerekli veya gereksiz olarak yapılan yanlış dış aydınlatmaların yan etkisi ışık kirliliği olarak da tanımlanabilir. Işık kirliliği, uzman olmayanlar tarafından yapılan park, bahçe, çevre ve sokak aydınlatmalarıdır.

Işık kirliliği hakkında bilgi verirken, üç temel bileşenden bahsetmek gerekmektedir.

1-Gök parlaması
2-Işığın aydınlatılacak bölge sınırlarının dışına taşması
3-Kamaşma

Bütün çevre kirliliklerinde olduğu gibi ışık kirliliği, çevreye zarar vererek ve gökyüzünün olağan görüntüsünü bozarak doğayı etkilemektedir. Gökyüzüne yönlendirilmiş yanlış aydınlatma kaynaklarının atmosferde bulunan toz taneciklerine ve moleküllere çarparak gökyüzünün doğal fonunu bozarak parlak bir hale getirdiği, geceleri görüşü bozduğu, güvenlik ve konforu düşürdüğü, insan sağlığına, varolan ekosistem ve hayvanlara zarar verdiği yapılan araştırmalarla açığa çıkarılmıştır.

Diğer yandan enerji üretimi ülkemizde yüksek harcamalarla üretilmektedir. Aynı zamanda gerekli olan enerjinin sağlanmasında dışa bağımlı bir ülke konumundayız. Gereksiz ve planalanmaksızın yapılmış olan tüm aydınlatmaların, enerji israfına neden olduğu yadsınanamaz gerçeklerdir.

1-Gök Parıltısı
Gece gök parıltısı doğal veya yapay kaynaklardan meydana gelebilmektedir.
Doğal kaynaklar:
• Ay ve yeryüzünden yansıyan güneş ışığı
• Atmosferin üst tabakalarındaki alçak seviyeli hava parlaklığı
• Gezegenler arasındaki toz bulutundan yansıyan güneş ışığı
• Atmosferde yayılan yıldız ışığı
• Silik, henüz oluşmamış yıldızlar ve nebulanın oluşturduğu fon ışığıdır. Nebula, belli belirsiz ışık lekeleri şeklinde görülen uzay objeleri veya yayınık kozmik toz kütleleri ve gazdır.

Gök parlamasını arttıran yapay kaynak ise elektriksel aydınlatmadır. Işık armatürlerden direkt olarak gökyüzüne yayılabilir veya yeryüzünden yansıyan ışık atmosferdeki toz ve gaz molekülleri tarafından atmosfere saçılarak, parlak bir fon yaratabilir. Yıldızları görmeyi engelleyici bir etkisi vardır. Gök parlaması seviyesi, hava koşulları, atmosferdeki toz ve gaz miktarı, gökyüzüne yansıyan ışık miktarı ve görüş açısına bağlı olarak oldukça değişkendir. Kötü hava koşullarında ışığı atmosfere yayan parçacık sayısı daha fazladır ve gök parlamasının oldukça yüksek olması sebebiyle israf edilen ışık ve enerji miktarı gözle görülebilir hale gelir.

2- Işığın aydınlatılacak bölge sınırlarının dışına taşması
Işık kirliliği geceleri çevre için artan bir tehlikedir. Aydınlatmanın, aydınlatılacak bölge sınırlarının dışına taşması sonucu, aydınlatılması istenmeyen mekanlarda olumsuz sonuçlarla neden olarak dikkat dağıtıcı bir manzara yaratabilir. Ayrıca yanlış aydınlatma enerji israfını da oldukça yüksek maliyetlere çekmektedir. En önemli nokta, kaliteli aydınlatma yapılmasıdır. Önlemler alındığı taktirde aydınlatmanın kalitesi arttırılabilir. Böylece gece görüş kalitesi artar, daha güvenli ve daha estetik görünümlü bir çevre oluşturulabilir. Bu durumda enerji maliyetlerinin azalmasına neden olur.

3- Kamaşma
Dış aydınlatma armatürleri fizyolojik ve psikolojik kamaşma yaratmayacak şekilde yerleştirilmelidirler.

Işık Kirliliği Nasıl Önlenir
Işık kirliliğinin kontrol altına alınmasının önündeki asıl engel bu soruna gösterilen ilgisizlik ve duyarsızlıktır. Işık kirliliği bir çevre sorunu ve rahatsızlık verici bir etki olarak düşünülmemektedir. Henüz hava kirliliği ya da gündemdeki diğer çevre sorunları kadar ciddi boyutlara ulaşmadığı için olsa gerek , ışık kirliliği acilen üzerinde durulması gereken bir problem olarak görülmemektedir. Geceleri sokakların, caddelerin ve toplum tarafından sıklıkla kullanılan yerlerin aydınlatılması güvenlik açısından büyük önem arzetmektedir. Diğer yandan, fazla ışık iyi ve kaliteli aydınlatma anlamına gelmemektedir.

Işık Kirliliğinin Azaltılması için Aşağıdaki Maddelere Önemle Dikkat Edilmesi Gerekmektedir.
• Işığın göğe yönelmesini önlemek ve aydınlatılacak yere doğru yönlendirmek gerekmektedir. Yeryüzüne paralel ışığın yayımını önlemek için mümkün olduğunca ışık ya tüm kesilmeli ya da çok düşük profilli muhafazalarda tutulmalıdır.
• Enerji tasarrufu eden ve ışığı her yöne saçmayan lambalar kullanılmalıdır. Düşük basınçlı sodyum lambalar ışığı tam kesmez veya çok düşük profilli bir muhafaza değildir. Yüksek basınçlı sodyum lambalar ise gökyüzüne paralel ışık miktarını çok azalttığından daha fazla kabul görmektedir.
• Fazla ışıklandırmadan kaçınılmalıdır. Kabul edilen standartlara göre herhangi bir iş için doğru ışık miktarının kullanılması, ışık kirliliğine neden olan yansıtılmış ışık miktarını azaltacaktır.
• Gereksiz gece ışıklandırması, kısmen dekoratif amaçlı projektör, ticari ve reklam amaçlı ışıklandırma, spor sahalarında kullanılan projektörler gece yarısından sabahın erken saatlerine kadar kapatılmalıdır.
• Bina dış cephe ve reklam panolarının aydınlatılması amaçlı kullanılan projektör tipi armatürler uygun açılarla sadece aydınlatılmak istenilen alanı aydınlatacak tipte seçilmeli ve yönlendirilmelidir. Mümkün olduğunda aydınlatma yukarıdan aşağıya doğru yönlendirilerek yapılmalıdır.
• Park ve bahçelerde büyük oranda gökyüzüne ışık gönderen glop tipi armatürlerin kullanılmasından kaçınılmalıdır. Bunların yerine yürüyüş yollarında uluslar arası önerilerce verilen değerlerde yatay ve düşey aydınlık düzeylerini yaratan uygun tasarımlı direkt veya yarı-direkt armatürler kullanılmalıdır.
• Büyükşehirlerde yoğun olarak araç trafiğine açık olan caddelerin çok sayıda direkli lambalarla aydınlatılması yerine, daha seyrek sayıda direkli lambalarla aydınlatılması, yol kenarlarına araç sürücülerinin dikkatine çekecek kedi gözü veya parlayan maddeler kullanılması uygun olacaktır.
• Fotosel ile otomatik olarak yanmaya başlayan sokak lambaları bazen güneş ışıklarının azalması nedeni ile erken saatlerde yanabilmektedir. Bu işlemin kolaylık sağlamasına rağmen daha fazla miktarda enjinin harcanmasına neden olmaktadır. Bunun yerine bu aydınlatmaların saatlere uygun olarak manuel açılıp kapatılması daha uygun olacaktır.
• Işık kirliliğinin azaltılması için yerel yönetimlerin ve basının ilgisi çakilerek gerekli düzenlemelerin yapılması sağlanmalıdır.

Doğru Aydınlatma Nedir?
Basit bir kural olarak eğer ışık kaynağı uzaktan doğrudan görülüyorsa bu kötü bir aydınlatmadır. İyi bir aydınlatmada göz kamaştırıcı lambayı görmezsiniz. Yalnızca lambanın aydınlattığı alanı görürsünüz. İyi düzenlenen bir dış aydınlatmada aydınlatılan bölgede gözü alan bir parlaklık oluşmaz. Gereksiz ve aşırı güçlü ışık kaynakları kullanılmaz. İyi bir dış aydınlatma sistemi olan kentlerde ışık kirliliği sorunu yaşanmaz.

Işık Kirliliğinin Canlılar Üzerine Etkisi
Işık kirliliği bütün canlıların yaşamlarını olumsuz yönde etkilemektedir. Işık kirliliği göçmen kuşlar için de ciddi bir tehlikedir. Geceleri yıldızlardan faydalanarak yollarını bulan kuşlar, şehir ışıklarının cazibesine kapılıp yollarını kaybedebilmektedirler. Bu şekilde meydana gelen kuş ölümleri hiç azımsanamayacak orandadır. Deniz kaplumbağalarının da ışık kirliliğinden olumsuz etkilendikleri bilinen bir gerçektir. Sahilde yumurtalarından çıkan minik kaplumbağalar, geceleri kara ile deniz arasındaki aydınlık farkından faydalanarak, denize ulaşmaktadırlar. Sahile yakın yerleşim yerlerindeki kuvvetli aydınlatma, kaplumbağaları deniz yerine tam ters istikamete yönlendirebilmekte ve ölümlerine sebep olabilmektedir .

Kaynaklar: Prof. Dr. Zeki Aslan & Doç. Dr. Şermin Onaygil Y. Müh. Duygu Çetegen, Dr. Alp Batman

Kategorisi Fen • Tags: , , ,

Yorum Yaz

Protected by Copyscape Online Infringement Detector