Büyük şehirlerin kurulduğu yerlerin özellikleri

YARDIM İÇİN FACEBOOK HESABIM : https://www.facebook.com/mehtap.simsek.35
By admin - Tarihi: Salı, Ağustos 27, 2013 - Kaydet & Paylaş - Yorum Yaz

büyük şehirlerin kurulduğu yerlerin özellikleri

DÜNYA’DA BÜYÜK ŞEHİRLERİN KURULDUĞU YERLER
Sahip olduğu fonksiyonlar bir şehrin Dünya sahnesindeki önemini belirler. Şehirlerin bazıları konumu, hinterlandı ve fonksiyonları sonucunda oldukça gelişmiş ve Dünya’daki önemli şehirler, arasında yer almışlardır. Bu özellikleri ile küreselleşen ekonominin ve diğer bazı faaliyetlerin kontrol merkezleri haline gelmiştir.


Küresel etkiye sahip büyük şehirlerin ortak özellikleri orta kuşakta bulunmala-rıdır. Bazıları deniz kenarında olup hinterlandıyla bağlantısı kolaydır. Bazıları ise doğal güzellikler bakımıyla zengindir. Bu şehirlerin bir kısmı da tarihi nitelikleri bakımından Dünya’nın en büyük şehirleri ünvânına sahiptirler.

ŞEHİRLERİN FONKSİYONLARI VE ETKİ ALANLARI
Şehirlerin etki alanını belirleyen etken, onların fonksiyonel özelliğidir. Bu yönüyle şehirlerin etki alanlarının genişliği farklılık gösterir. Küresel ve yerel etkiye sahip olan bazı şehirler ile bu şehirlerin etki alanlarının oluşmasındaki şehirsel fonksiyonlar şu şekilde örneklendirilebilir:

ROMA:
Tarih boyunca Dünya’yı siyasi ve dini
olarak etkisi altına alan önemli şehirler-
den biridir. Bu nedenle “Dünya’nın
Başkenti” olarak lâyık görülmüştür.
Kuruluşundan yaklaşık bin yıl sonra
bazı araştırmacılara göre bir milyona
varan nüfusu ile İngiltere’den Basra kör-
fezi’ne, Karadeniz kıyılarından Afrika’ya
kadar uzanan Roma İmparatorluğu’nun
başkenti idi. Bundan dolayı yalnız impa-
ratorluğun sınırları içinde değil Dünya’yı
hem dini hem de siyasi yönü ile etkilemiş- VATİKAN’DAKİ SAN PEDRO KATEDRALİ
tir.
Roma, Hristiyanlık’ta Katoliklerin dini merkezi olan Vatikan’ı da içine aldığından, çift başkent rolüne de sahiptir. Vatikan bağımsız bir bütünlük halinde işlev görmektedir ve küresel etkisi İtalya’nınkinden daha fazladır.

MEKKE:
MÖ. 2000’li yıllarda Arap Yarımadası’nda kurulan bir çöl bölgesi-
dir.
Sınırları içinde İslâmiyet’in kutsal
mekânlarından biri olan KÂBE bulun-
maktadır. Yine Kuran-ı Kerim’in bura-
ya inmiş olması, Hz. Muhammed’in burada doğması gibi nedenlerden dolayı
İslamiyet’in doğuşuyla bir dini kent halini almıştır.
Yakın çevresiyle birlikte bütün dünyadaki Müslümanları etkisi altına almıştır. Her yıl Dünya’nın farklı
ülkelerinden binlerce Müslüman bu şehri ziyaret etmektedir.

ESSEN:
Madenciliğe bağlı olarak gelişen ve büyüyen şehirlerden biridir. Almanya’nın altıncı büyük şehri-
dir. Essen Avrupa’nın en büyük sanayi bölgelerinden biri olan Ruhr’da yer almaktadır. Bu şehir
18. yy.da küçük bir şehir iken, çevresinde geniş kömür havzalarına bağlı olarak hızla gelişmiştir. Şehir, çevresindeki yerleşim alanlarını da kendine bağlayarak büyümüştür.

ŞAM:
Orta Doğu’da yolların kavşak noktalarından birinde yer alan Şam, Dünya’nın en eski şehirlerinden biridir. Suriye’nin başkenti Şam, aynı zamanda Arap dünyasının en eski ve en kalabalık şehirlerinden birisidir.
Deniz seviyesinden 690 metre yükseklikte Barada Nehri’nin oluştur-duğu bir vahada yer alır. Coğrafi olarak Orta Doğu’ya oldukça hâkim bir noktadadır. Bütün bu kentlere oldukça iyi bir kara yolu ağıyla bağlıdır.
Şam, geçmiş dönemlerde kervan yollarının kavşak noktasında yer aldığı için önemli uğrak yerlerden biri olmuştur.

MARSİLYA:
Marsilya, Akdeniz’in ticari kapasitesi en fazla olan limanlardan biridir.
Tarihte ilk olarak MÖ.600 yılında Yunanlı denizcilerin kurduğu Marsilya şehri, zamanla eski liman denilen Vieux Limanı etrafında genişleyerek bugünkü halini almıştır.
Yunanlıların İzmir yakınlarındaki bugünkü eski Foça şehrini kaybetmele-rinden sonra kendilerine koloni yaptıkları bir şehir olarak da bilinmek-
tedir.

OXFORD:
Oxford’da beşeri faaliyetlerin başında eğitim gelmektedir. Eğitim faaliyetleri şehrin özel bir faaliyet kazanmasına sebebiyet vermiştir. Şehirde yüksek düzeyde eğitim veren kurumlar bulunmaktadır. Dünyanın en köklü üniversitelerinden Oxford Üniversitesi’ne ev sahipliği yapan bu kent tam bir öğrenci şehri olma özelli- ğini yüzyıllardır korumaktadır. Dünyanın dört bir yanından gelen öğ-
rencilerin varlığıyla oldukça kozmopolit bir yapıya sahip olan Oxford’un nüfusu yaklaşık 140.000’

dir. Tarihi 8.yy’a kadar uzanan şehir, Oxford Üniversitesi’nin tarihi ve gör-
kemli kolejleri, yemyeşil parkları, mimarisi ve kültürel geçmişiyle turistler için de bir cazibe merkezidir.

TOKYO:
Japonya’nın önemli sanayi bölgelerin- den birisidir. Ticari, siyasi ve kültürel açıdan merkez durumunda olan Tokyo, 35,3 milyon nüfusuyla Dünya’nın en büyük kentidir.
Tokyo II. Dünya Savaşı’nda ABD uçakları tarafında bombalanarak yıkıldı. 1950’den sonra ülke ekonomisine paralel bir gelişme göstererek hızla büyüdü ve bugünkü seviyesine ulaştı. Tokyo’nun coğrafi konumunun elverişli olması, sanayi faaliyetlerinin bu şehrin çevresin- de toplanmasına sebebiyet vermiştir.

PARİS:
Paris 987 yılında Fransa’nın başkenti olmuştur. Seine Nehri’nin üzerine kurulan şehir anıtları, sanatsal ve kültürel yaşamı ile tanınmıştır. Şehir dünyadaki ekono- mik ve politik merkezler arasında yer almakta ve uluslararası taşımacılığın geçiş noktalarından birini oluşturmak- tadır. Aynı zamanda dünyanın moda merkezi durumundadır. Paris, Dünya tarihinde önemli yer tutan şehirlerden birisidir.

BAYBURT:
Bayburt, temel geçim kaynağı tarım ve hayvancılık olan şehirlerden biridir. Bayburt ve çevresinde yer şekilleri engebe lidir. Ekonomik kaynakların sınırlı olmasından dolayı fazla göç vermektedir. Sanayileşme ise yok denecek kadar azdır. Ticaret ve sanayinin gelişmediği Bayburt’ta tarım ve hayvancılık başlangıçtan beri ekonomiyi sürükleyici büyük bir rol oynamıştır. Günümüzde Bayburt, tarım ve hayvancılık faaliyetle-
rine bağlı olarak sadece yerel etkiye sahip bir şehir hüviyetindedir.

İSTANBUL:
Dünyanın en eski şehirlerinden biri olan İstanbul sırasıyla; Roma, Doğu Roma, Lâtin ve Osmanlı İmparator-
luklarına başkentlik yapmıştır ve bu nedenle kültür bakımından yoğun zenginliğe sahiptir. Şehir Dünyada iki kıta üzerinde kurulu tek metropoldür.
Ekonomik açıdan şu an Dünyanın 34. şehri olan İstanbul gerek çok uluslu etnik yapısıyla gerekse üzerinde kurulan İmparatorluklar nedeniyle kültür bakımından ön plana çıkmıştır. Çeşitli devletlere başkentlik yapan şehir tarihi güzellikleri nedeniyle turist

çekmekte, böylece turizm kenti olmayı başarmıştır. Sonuç olarak İstanbul; gerek yoğun ve çeşitli kültürüyle gerekse tarihi güzellikleriyle Dünyayı etkisi altına almıştır.

 

Kategorisi Cografya • Tags: , , , ,

Yorum Yaz

Protected by Copyscape Online Infringement Detector